• Tarih: 2010 Mayıs 17

Dünya Ehlibeyt Kurultayının İffet ve Hicap Kültürünün Yaygınlaştırılmasının Zorunluluğu Hakkındaki Önemli Bildirisi


           
Fatımiye günleri, Hz. Fatımatu’z Zehra’nın (selamullahi aleyha) şehadet yıl dönümü ve bazı istenmeyen ahlaki ve içtimai saygısızlıkların üzüntü ve endişeye sebep olmasından dolayı Dünya Ehl-i Beyt (aleyhimu’s selam) Kurultayı önemli bir bildiri yayınladı.Bildirinin tam metni şu şekilde yer aldı:“Rahman ve Rahim Olan Allah’ın AdıylaFatımiye günleri, Müslüman kadının yüce olgu ve modeli olan İslam’ın büyük hanımefendisi Hz. Fatımatu’z Zehra’nın (selamullahi aleyha) şehadet yıl dönümü ve bazı istenmeyen ahlaki ve içtimai saygısızlıklar ulema, seçkin kişiler ve bütün müminlerin her birinin üzüntüye kapılmasına ve endişe duymasına sebep oldu. Dünya Ehl-i Beyt (aleyhimu’s selam) Kurultayı aşağıdaki noktaları hatırlatmayı kendisine bir vazife bilmektedir: 1- Kuşkusuz İran’ın Müslüman halkının tümüne yakını İslam dinine bağlı, Büyük Peygamber Hatemu’l Enbiya Hz. Muhammed’in (Allah’ın selamı onun ve ehl-i beytinin üzerine olsun) iki ağır emaneti olan Kur’an ve itretinin takipçisi ve Hz. Zehra-ı Ethar’ın (selamullahi aleyha) ve pak ve masum olan Ehl-i Beytinin taraftarlarıdır. Bu ilahi toprakların bilinçli ve reşit hanımları iffet ve hicabı Fatımi mektebinde öğrenmiş; gayretli ve şerefli erkekleri de Emirü’l Mümin’inin Ali’yi (aleyhi selam) kendi önderleri bilmiş, ilahi hududa bağlı ve Müslümanların namuslarının koruyucularıdır. Açıktır ki İslam da iffet ve hicap sadece kadınlara mahsus değildir ve zahiri hicap, davranış ve batını iffet kadınlara gerekli olduğu kadar erkeklere de gereklidir.     2- İran İslam toplumundaki uygunsuz davranışlar, şer’i, örfü, kanuni ölçülerin çiğnenmesinin aleyhine az bir grubun yürüyüşü – ama göz doldurucu- maalesef toplumu kötü bir biçimde tersim etmektedir. Az bir grup ısrarla ve inatla umumi mekânlarda kurallara aykırı ve İslam dışı davranışlarla kendilerini sergilemekte ve sosyal ve ahlaki yaşamı kirletmektedirler. Kültürel ve toplumsal güvenliği tehdit etmektedirler. Bilerek veya bilmeyerek halkın düşmanlarına hizmet etmektedirler. Bunlar İran’ın şerif halkının dinine, kültürüne ve medeniyetinin aleyhine karşı Siyonizm’in psikolojik, kültürel, siyasi ani baskınlar düzenleyen askerleri saflarındadırlar. İslam toplumu tarihi, bazı değişik dönemlerde –Endülüs İslam medeniyetinin yıkılması gibi- düşmanların kültür, ahlak ve fesadın yaygınlaştırılmasıyla hedeflerine erdiklerine tanıklık etmektedir. Bu alçakça siyaseti devamlı tekrar etmekte ve yeniden sergilemektedirler. Umumi mekânlarda, kamu binalarında, müesseselerde ve üniversitelerdeki hoş olmayan fiili durum yeni bir komplonun sonucudur.  3- Siyonizm, internet ve uydu kanalları aracılığıyla İran’ın mümin halkının şerafetini ortadan kaldırmak, aile kurumunu yıkmak, dini gayreti ortadan kaldırmak için oldukça büyük ve istimrarlı olarak ahlakın çökertilmesi ve fesadın yaygınlaştırılmasını hedef almıştır. Kültür ve eğitim kurumlarına bu alanda çok büyük ve ağır sorumluluklar düşmektedir.    Maalesef kurumların ve bazı bağlı organların programlarındaki bazı eksiklikler ve problemlerin yaşandığı görülmektedir. Bunlar da düşmanların yıkıcı programlarının etkili olmasını sağlamaktadır. Bundan dolayı İran milletinin kültürel iktidarının ve korunurluğunun arttırılması için kültürel ve eğitim faaliyetlerinin iyileştirilmesi ve takviye edilmesi öncelikli ve zorunludur. 4- fesadın yaygınlaştırılmasının mukabilinde kültürel, kanuni ve düzenli çalışmalar gerekli ve bir birinin gereksinimi ve tamamlayanı olmalıdır. Birisinin öncelikli olması diğerinin kullanılmaması anlamına gelmemektedir. Münasip tedbir, toplumsal kültürün iyileştirilip, sıhhatinin korunmasıyla uyumlu olmasının birlikteliği zorunludur. Önlem almak, korumak, hıfzetmek ve toplumun ahlakıyla mücadele eden kirli virüslerin karşısında ortaklaşa program ve projeler üretmek tüm kurum ve kuruluşların görevidir.   5- Organize olmuş fesadın yayılmasının karşısında yürütme, yargı ve güvenlik güçlerinin uyum içinde, tedbirli ve kati olarak hareket etmeleri halkın isteğidir. Müslüman İran halkı, devletin güvenlik güçleri ve yargı organları tarafından; filmler, CD’ler, sapıklık ve sapkınlık yaratacak madde ve aletlerin uygunsuz elbiselerin ülkeye sokulması, üretilmesi, dağıtılmasının önlenmesini katiyetle yerine getirmelerini ve bunların rahat ve kolay bir şekilde insanların eline geçilmesinin önlenmesini ciddiyetle istemektedir.  Halkın genelinin inancı fesadı yayanların caydırıcı, önleyici ve yayılmasının önünü kesecek ağır bir şekilde cezalandırılması sağlanmalıdır. Bu alanda özellikle yargı organlarına şer’i ve kanuni hududun uygulanmasında önemli ve köklü bir rol düşmektedir. Ekonomik, siyasi, sosyal, idari ve ahlaki fesadın birbirine bağlı olduğu gibi fesadın her biriyle tek tek mücadele de başarılı olmak ve diğer fesatların azaltılmasında da direkt etkisi vardır.  Aynı şekilde halkın devletin yürütme organlarından beklentisi kamu kuruluşlarında, bankalarda, hastanelerde ve sivil toplum kuruluşlarında İslam kanunlarının uygulanması, şer’i ve örfi hudutlara ciddi ve aleni bir şekilde amel edilmesidir. Laubaliliklerden, idari ve mali fesatlardan ahlaki yollarla çözüme kavuşturulmalıdır.6- Saygıdeğer ülke yetkilileri, müminlerin tek tek tasa ve endişesini – ulema ve büyük taklit mercilerinin babacan ve alimane tezekkürlerinde yansımaktadır- çok daha ciddi ele almalı ve onların kılavuzluk ve irşatlarını toplumdaki kültürel ve ahlaki sorunların çözümünde dikkate almalıdırlar.7- Yüce Rehberlik makamı Ayetullah Hamaney’in defalarca vurguladığı gibi saygıdeğer kültür ve eğitim işlerinden sorumlu yetkililerin iffet ve hicabın yaygınlaştırılması için en etkin ve verimli yolun sinema, televizyon, kitap, medya, siber alem ve eğitim kitaplarıdır. Mümin halk ve ailelerin isteklerinden biri de; uygunsuz davranış ve hareketlerin çok hassas olduğu ve dikkat çektiği yerler olan kültürel, sanatsal ve eğitim alanlarının salim olarak korunmasıdır.8- Emri bil Maruf ve Nehyi Anil Münker farizasının ihya edilmesi kültürel ve eğitim yoluyla ve İlim, kültür adamları, seçkin kişiler ve bilinçli mümin kişilerin her birinin daha çok çaba sarf etmeleri iffet ve hicap kültürünün takviye edilip sağlamlaştırılmasın da çok özel bir öneme haizdir. Güvenlik güçleri ve yargı organları Emri bil maruf ve nehyi anil münker görevlilerini himaye etmek için gerekli olan kanuni tedbirleri almalı ve böylelikle aleni ve aşikar fesadın yayılmasının önlenmesi için nehiy ve kötülükten sakındırma görevlerini başarıyla yerine getirebilmeleri sağlanmış olsun. Bununla toplumdaki huzuru kaçıranlar kendilerini güvende hissetmemeli ve çeşitli bahanelerle Müslüman halkı bu büyük toplumsal farza karşı duyarsızlaştırmamalıdır. İran milleti, pak ve masum Ehl-i Beyt’in (aleyhimu’s selam) maarifine tabi olarak iffet ve hicap kültürünü yayıp, kendi vatanlarının izzet ve iktidarını sağlamlaştırarak yüce kültürlerini dünya aleme göstermelerini ümit ediyoruz.  Dünya Ehl-i Beyt (aleyhimu’s selam) Kurultayı 1389/02/26  - 16.05.2010
   
Copyright © 2009 The AhlulBayt World Assembly. All right reserved.