• Tarih: 2010 Haziran 25

Acaba sıla-i rahim her yerde gerekli midir?


           


Soru

 

Akraba ve yakınlarımız arasında bazıları kendi yaşamlarında dini ölçülere bağlı olmadıkları gibi genellikle dini kurallara da dikkat etmiyorlar; bu gibi kimselere gidip gelme nasıl olacaktır? Böyle olmalarının yanında “Sıla-i Rahim” sorumluluğunu yerine getirmemiz gerekiyor mu?

 

Cevap

 

Hepimizin bildiği gibi aile toplumun küçük bir birimidir; büyük toplumda bağların sağlam olması insanın nasıl maddi ve manevi tüm alanlarda ilerlemesinde etkili oluyorsa, aynı şekilde toplumun bu küçük birimindeki bağlılığın da bu uğurdaki etkisi son derece fazladır. Bu sebeple içtimai kanunları içeren İslam dini “Sıla-i Rahim” (ailesel birlik ve beraberlik anlamındadır) meselesine çok önem vermiş ve bu meseleyi farz amellerden sayarak onun terk edilmesini de büyük günahlardan saymıştır.

 

Kur’an-ı Kerim’in defalarca bu konuyu ele alması ve kıyamet günü fertlerin bu emirden sorumlu olacaklarını zikretmesi meselenin önemini ortaya koymaya yeterlidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.”[1]

 

Birisi Allah Resulü (s.a.a)’nün yanına gelerek, “Akrabalarım beni terk ederek benimle akrabalık bağlarını kesti, acaba onlara karşı benim vazifem nedir? Acaba ben de onları tek edip onlarla akrabalık ilişkilerini koparayım mı?” diye sordu. Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurdular: “Eğer sen de onların yaptığı gibi yaparsan Allah da sizi terk eder ve rahmetini sizin üzerinizden uzaklaştırır.” Daha sonra Efendimiz aşağıda zikredeceğimiz üç desturu öğreterek şöyle buyurdular:

 

“Eğer bir kimse seninle irtibatını keserse, sen onun tersine davran ve aile ve dostluk bağını unutma!

 

Eğer bir kimse senden bir nimeti uzaklaştırırsa sen ona iyilik et ve onu mahrum etme!

 

Sana zulmedeni affet”[2]

 

Aynı şekilde Efendimiz bu konunun önemini başka bir sözünde dile getirerek sahabesine şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününe adım atacak olan size ve ümmetimin tamamına sıla-i rahimden gaflet etmemenizi tavsiye ediyorum; eğer bu ilahi farzın yerine getirmenize uzak noktada olmanız engel oluyorsa, seferin zahmetine katlanın ve bu toplumsal ve ahlaki ilahi farzı yerine getirin.”

 

Ancak her farzın yerine getirilmesi, daha önemli meseleleri ortadan kaldırmaması koşuluna bağlı olduğunu ve sıla-i rahimin de buna dâhil olduğunu söylememize gerek yoktur.

 

Kendi yaşamlarında dini kurallara riayet etmeyen kimselere gelip gitmek ve onlarla irtibat içinde olmak, onların yaşam anlayışlarını tekrar gözden geçirmelerine ve yavaş yavaş dini kanunlara bağlı kalmalarına sebep olacaksa ya da en azından ilişkilere riayet edenin ailesi üzerinde kötü bir etki bırakmasına vesile olmayacaksa bu durumda aile bağlarına riayet etmek ve ilahi farzı yerine getirmek zaruridir.

 

Ama bunun aksine, onların üzerinde olumlu bir etki bırakma yerine insan onların düşünce ve yaşantılarının etkisine girerek çirkin yaşamlarına ortak olacaksa, kendi mutluluğu tehlikeye düşeceği için daha önemli meseleyi tercih ederek bu farzı bir süre terk etmesi gerekecektir.

 

 

Mezhebi soru ve cevaplar, Ayetullah Mekarim Şirazi ve Ayetullah Cafer Subhani   



[1] Nisa Suresi/1.

[2] Usul-ü Kâfi, c. 2, s. 150.



  • Sayı(0) AvgRating
    0 0 0 0 0
    İmtiyazınız
    Ad:


    Soyad:


    Yorum:
          Yorum Listesi
Copyright © 2009 The AhlulBayt World Assembly . All right reserved