• Tarih: 2010 Temmuz 09

Acaba türlerin tekâmülüne işaret eden (Transformizm) ayet var mıdır?


           


Soru:

 

Kaleme alınan bir kitapta kitabın yazarı “Transformizm” (Canlı varlık türlerinin tekâmülü) teorisinin doğruluğu hakkında epeyce açıklamada bulunduktan sonra kendi görüşünü Kur’an ayetleriyle uyuşturmuş ve kendi deyimiyle Kur’an’ın da türlerin değişimini kabul ettiğini ortaya koyarak iki ayeti delil göstermiştir:

 

1- “İnsan önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu?”[1]

 

Kitabın yazarı delil olarak “min gabli” ve “elem yekü şeyen” kelimelerini göstererek şöyle diyor: İnsan kemal mertebesine ulaşmadan önce bir mertebede karar kılınmıştı ama çeşitli hayvanlar suretinde – tek hücreli canlılardan tutun ta insan görünümlü maymunlara kadar – yaşıyordu. Sonuç itibariyle insan hali hazırdaki kemallere ulaşmadan önce cismi ve manevi hiçbir alameti yoktu!

 

2- “İnsanın üzerinden henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?”[2]

 

Kitabın yazarı burada da “lem yekün şeyen mezkuren” ifadesinden istifade ederek insanın, ilahi kitapta insan olarak zikredilmesinden önce bir şey olduğunu, ama canlı olmasının yanında insani kemale sahip olmamasından dolayı semavi kitaplarda (Suhufu İbrahim, Tevrat, İncil ve Kur’an) zikredilmeye değer bir kabiliyetinin olmadığını söylemektedir.

 

Acaba gerçekten yukarıda getirilen deliller insan türünün tedrici tekâmülüne işaret ediyor mu? Eğer “Transformizm” teorisine işaret etmiyorsa bu ayetlerin anlamı nedir?

 

Cevap:

 

Bize göre bu ayetlerin “Transformizm” ile bir alakası yoktur ve bu ayetlerin başka manaları vardır. Şimdi bu ayetlerin tefsirini kısaca inceleyelim:

 

Birinci ayetin tefsiri: İnsanın kabullenmekte zorlandığı ve kolaylıkla kani olmadığı meselelerden bir tanesi mead yani insanların öldükten sonra başka bir âlemde yeniden diriltilmesidir.

 

Bunun için Kur’an’ın birçok ayeti, dirilmeyi inkâr edenlerin halini anlatmak için nazil olmuştur; Meryem Suresi'nin 66, 67 ve 68. ayetleri buna örnek gösterilebilir.

 

Allah-u Teâlâ, bu ayetlerde dirilmeyi inkâr edenlerin inkârcı davranışlarına karşı şöyle cevap vermektedir: “İnsan: 'Ben öldükten sonra mı diri olarak çıkarılacağım?' diyor. İnsan önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu? Rabbine andolsun ki, onları ve şeytanları mutlaka toplayacağız, sonra onları diz çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde bulunduracağız.”[3]

 

Dikkat ederseniz söz konusu kitabın yazarının delil olarak getirdiği, "İnsan önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu?" ayeti gerçekte "Öldükten sonra bedeni parçalanmış biri tekrar ilk haline mi getirilecek?" şeklinde soranlara, "Acaba onlar ilk yaratılışı unuttular mı? Acaba bizim onları yoktan yarattığımızı bilmiyorlar mı?" “İnsan önceden hiçbir şey değilken” verilen bir cevaptır.

 

Onlar bizim böyle bir kudretimizin olduğunu bilenler, nasıl olur da “madde ve enerjinin bekası” kanunu gereği onların ilk maddelerinin hiçbir zaman yok olmadan olduğu gibi koruyabileceğimizi bizden uzak mı görüyorlar? Yoktan var eden Allah, parçalanmış cüzleri bir araya getiremez mi?

 

Buna binaen yukarıdaki ayet, insanın hali hazırdaki merhalesine gelmeden önce başka varlıkların şeklinde olmadığını, tıpkı diğer ayetlerde olduğu gibi kıyameti ispatlamak ve münkirlere cevap vermek için nazil olduğunu anlatmaktadır.

 

İkinci ayetin tefsiri: Annesinden dünyaya yeni gelen ve bir takım hadiselerden dolayı soğuk bir ortamda anne ve babasından ayrı düşen bir çocuk, kesinlikle çok geçmeden helak olacaktır. Ama eğer yardım sever biri terk edilmiş bu çocuğu alır, evine götürür ve tıpkı şefkatli bir baba gibi onu korursa, bu çocuk sevginin tüm çeşitlerini tadarak sevgi ve muhabbet nimetinden istifade edecektir. Dünkü korumasız bir çocuk, bugün, görünürde yaşamın tüm gereksinimlerine ulaşmış ve başkalarına muhtaç olmaktan kurtulmuştur. İşte böyle bir çocuk, bir gün gurura kapılarak kendisini yetiştiren yardım sever şahısın sevgi ve muhabbetini unutur ve belki de kendi çıkarı için ona düşman kesilerek tüm iyilikleri inkâr eder.

 

Burada yardım sever insanın, yetiştirdiği çocuğa geçmişteki aczini ve güçsüzlüğünü hatırlatmaya ve onu nankörlüğünden dolayı kınamaya hakkı vardır.

 

Allah-u Teâlâ da İnsan Suresi'nin başında ilk yaratılışı unutarak inkârcılığı seçmiş azgın insanı uyandırmak için bu anlatım yolunu seçmiştir.

 

Şimdi gurur ve inkâr yolunu takip eden âdemoğlu hiçbir şekilde yoktu ve varlık eserine sahip değildi “İnsan önceden hiçbir şey değilken kendisini nasıl yarattığımızı düşünmüyor mu?” bununla birlikte bizim irademiz onları yokluktan varlığa getirmeyi kararlaştırıp onlara insaniyet elbisesi giydirdi? Acaba onlar bu nimet ve büyük bağışı unutup inkârcılık yolunu mu seçtiler?

 

Buna binaen söz konusu edilen ayetlerin “türlerin tedrici tekâmülü” teorisiyle hiçbir alakası yoktur.

 

 

Tefsir, soru ve cevap, Ayetullah Mekarim Şirazi ve Ayetullah Cafer Subhani



[1] Meryem Suresi, 67. ayet

[2] İnsan Suresi, 1. ayet

[3] Meryem Suresi, 66, 67 ve 68. ayetler



  • Sayı(0) AvgRating
    0 0 0 0 0
    İmtiyazınız
    Ad:


    Soyad:


    Yorum:
          Yorum Listesi
Copyright © 2009 The AhlulBayt World Assembly . All right reserved