Yüklemede
  • Tarih: 2012 Jan 16

RESULULLAH’IN (S.A.A) EVLİLİK VE ÇOCUK TERBİYESİYLE İLGİLİ SÜNNET VE ÂDÂBI


           
 
 
Hz.Muhammed (s.a.s) Yazısı
         
          157- Ş. Saduk Hisal kitabında "Erbaa Mie" hadisi arasında Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "izdivaç (evlilik) Resulullah (s.a.a)’in sünnetidir. Zira hazret şöyle buyururdular: "Kim benim sünnetime uymak isterse, evlilik benim sünnetimdendir…"[1]
 
 
          158- el-Kâfî kitabında Muammer b. Halled’den rivayet edilmiştir, İmam Rıza (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: "Peygamberlerin sünnetlerinden; esans sürmek (güzel koku kullanmak), bedendeki kılları almak, hanımları ile çok cinsel ilişkiye girmek.[2] Bu şekilde hadisleri Saduk ve Şeyh ve diğerleri başka yollar ile nakletmişlerdir.

         
 
          159- S. Murtaza Risale-i Muhkem ve'l-Mutaşabih’de Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Ashaptan bir grup, kadını, gündüz yemek yemeği ve gece uykusunu terk edip kendilerine haram ettiler. Ümm-ü Seleme bu olayı Resulullah (s.a.a)’e haber verdi. Peygamber (s.a.a) ashabının yanına giderek şöyle buyurdular: "Kadınlara karşı rağbetsiz misiniz? Oysa ben onlar ile cima ediyorum. Gündüz yemek yiyor geceleri de uyuyorum. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.[3]"
 
 
Müellif: Bu manada hadis Şia ve Ehl-i Sünnet kitaplarında rivayet edilmiştir.

 
 
          160- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kadınları sevmek Peygamberlerin (a.s) ahlakındandır."[4]
 
 
 
          161- Yine el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: namaz gözümün nurudur ve (Allah) lezzetimi kadınlarda karar kıldı.[5] Bu manaya yakın şekilde başka yolla da rivayet edilmiştir.
 
 
 
          162- Fakih kitabında nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) birisi ile evlenmek istediği zaman kadını görmesi için birisini gönderirdi."[6]

 
 
          163- Ayyâşi tefsirinde Hüseyin b. Binti İlyas rivayet etmiştir: "İmam Rıza (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: "Allah geceyi ve kadını sakinlik-sükunet vesilesi karar kılmıştır. Akşam evlenip, yemek yemek, ihsan vermek sünnettir."[7]

 
 
          164- Fakih kitabında Harum b. Müslim’den rivayet edilmiştir: Ev sahibine (a.s)’a şöyle yazdım, "Bir çocuğum dünyaya geldi. Saçını kesip ağırlığı miktarınca para sadaka verdim." Mektubumun cevabında şöyle yazdılar: Saçın ağırlığı miktarınca gümüş ve altın vermemek caiz değildir. Bunun kendisi Peygamberin (s.a.a) sünnetidir.[8]

 
          165- Saduk (r.a) Hisal kitabında "Erbaa Mie" hadisi arasında Ali (a.s)’dan şöyle rivayet etmiştir: "Çocuklarınızı yedinci gününde (Akike) edin. Saçlarının ağırlığınca Müslümanlara sadaka verin. Resulullah (s.a.a) Hasan, Hüseyin ve diğer çocuklarına böyle yapardı…"[9]


 
          158- Fakih kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "İyi bilin ki! İçinizde en hayırlınız eşlerine karşı en şefkatli, muhabbetli olanınızdır. Bu işte en üstün, en iyi olanınız benim."[10]

 
 
          159- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’dan rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Babam İbrahim cesur ve kıskançtı. Ben ondan daha cesur ve daha kıskancım."[11]

 
 
          160- Daaim kitabında İmam Sadık (a.s)’dan Hz.Musa b. İmran (a.s)’ın Şuayb (a.s)’ın kızına şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Benim arkamdan yol yürü ve yolu bana göster, zira biz peygamberler kadınların arkasına bakmayız."[12]

 
          161- Fakih kitabında Bekr b. Muhammed’den rivayet edilmiştir, İmam Sadık (a.s)’a geçici evlilik (Muta) hakkında sordum, Hazret şöyle buyurdu: "Ben müslümanın Resulullah (s.a.a)’in sünnetlerinden bir sünneti yerine getirmeden ölmesini sevmiyorum.[13]

 
          162- Mekarimu'l-Ahlak kitabında rivayet edilmiştir: "Resu-lullah (s.a.a) bakire bir kızla evlendiği zaman yedi gün yanında kalırdı. Dul bir kadın ile evlendiğinde ise üç gün yanında kalırdı."[14]

 
          163- Mehasin kitabında İmam Rıza (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Neccaşi Ummi Habibe, Abu Sufyan’ın kızını Resulullah (s.a.a) için elçiliğe gidip istedi. Hazret evlendikten sonra, yemek tertipleyip şöyle buyurdu: "Evlenirken yemek vermek peygamberlerin sünnetindendir."[15]

 
          164- Mecmau'l-Beyan kitabında Resulullah (s.a.a)’dan rivayet edilmiştir: "Hanımları arasında taksim eder (paylaştırırdı) ve şöyle dua ederdi, Allah'ım! Bu benim elimde olan taksim, öyleyse benim elimde olmayan malik olmadığım ve senin malik olduğun şeyde kınama."[16]

 
          165- Emâli kitabında Ş. Tûsi (Ümm-ü Seleme)’den rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) Veda Haccı'nda bütün hanımlarını kendisi ile birlikte götürdü. Bir gün boyunca bir hanımının yanında kalırdı. Böylelikle adaleti sağlamaya çalışırdı."[17]

 
 
          166- Mecmau'l-Beyan kitabında rivayet edilmiştir: "Resulul-lah (s.a.a) sabah namazını kıldıktan sonra hanımları ile tek tek görüşürdü. Onların hal hatırını sorardı."[18]

 
          167- Caferiyat kitabında Ali (a.s)’ın Resulullah (s.a.a)’dan şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bütün oyunlar batıl ve haramdır. Sadece üç oyun haram değildir; yay oyunu, öğrenmek için yapılan at ile oyunu, hanımlar ile oynayıp-şakalaşmak ki sünnettendir."[19]

 
          168- Mecmau'l-Beyan kitabında İmam Sadık (a.s) değerli babalarından şöyle rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) hastalandığı zaman bile adalete riayet ederdi. Sırası olan hanımının evine götürmelerini emrederlerdi."[20]

 
          169- Fakih kitabında İmam Sadık (a.s) değerli babasından O’da Meymune'den; Resulullah (s.a.a)’ın hanımından nakleder: "Aylık adetim olduğu zamanlar Resulullah (s.a.a) bir şal bağlayıp hazretin yatağında yatmamı emrederlerdi."[21]

 
 
          170- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Babam şöyle buyurdu: "Resulullah (s.a.a) kızları ve hanımları için on iki "evgiya" ve bir "niş" ten fazla mihriye karar kılmazdı. Sonra şöyle buyurdu, "evgiya" kırk dirhem, ve "neş" yirmi dirhemdir.[22] Bu manada başka hadislerde nakledilmiştir.

 
          171- Mekarim kitabında Resulullah (s.a) şöyle dua ettiği nakledilmiştir: "Allah'ım! Bana hükümet edecek, helak olmama neden olan maldan, ihtiyarlığım gelmeden beni ihtiyarlatacak kadından sana sığınıyorum."[23]

 
 
          172- Uddet'i-Dai kitabında İmam Rıza (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Biz Ehl-i Beyt’ten bir çocuk dünyaya gelirse onu yedi gün Muhammed diye sesleriz. Yedi günden sonra istersek aynı ismi istemezsek başka isim bırakırız."[24]
 
 
 
          173- Aynı kitapta rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) sabah olduğu zaman elini şefkat ve muhabbetle çocukların başına çekerdi."[25]

 
 
          174- Medinetu'l-Maaciz kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Hz.Ali (a.s) ve Fatma (a.s)’ın zifaf gecesinde, Cebrail, Mikail, İsrafil, gökyüzünden nazil oldular,…Sonra Cebrail, İsrafil, Mikail ve diğer melekler "Allah-u Ekber" dediler. Bunun için kıyamete kadar zifaf gecesinde "Allah-u Ekber" demek sünnet oldu."[26]

 
          175- Hisal kitabında Erbaa mie hadisinde Ali (a.s)’dan şöyle rivayet edilmiştir: "Çocuklarınızın ağız tadını hurma ile açın. Zira Resulullah (s.a.a) Hasan ve Hüseyin (a.s)’a bu şekilde yaptılar."[27]

 
 
          176- Mekarim kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Yeni dünyaya gelen çocuklarınız için şunları yapmanız sünnettir; birincisi, isim bırakmak, ikincisi, saçını kesmek, üçüncüsü, mümkün olursa saçının ağırlığınca gümüş veya altını sadaka olarak vermek, dördüncüsü, akike etmek (kurban kesmek), beşincisi, çocuğun başına safran sürmek, altıncısı, sünnet ettirmek, yedincisi, (akikeden) kestiği kurbandan komşulara vermek."[28]

 
 
          177- Yine aynı kitapta gelmiştir: Resulullah (s.a.a)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Sünnet olmak" erkekler için sünnet bir amel ve kadınlar için keramettir.[29]

 
 
          178- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Erkek çocuğun kulaklarını delmek sünnettir. Yine yedinci gününde sünnet ettirmek sünnettir."[30]

 
 
          179- İkmalu'd-Din kitabında Muhammed b. Ziyad'dan rivayet edilmiştir: Hazreti Rıza (a.s) dünyaya geldiklerinde Musa b. Cafer (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: "Bu çocuğum sünnetli tertemiz dünyaya gelmiştir. Bütün İmamlar (a.s) dünyaya sünnetli ve tertemiz gelmişlerdir. Sonra şöyle buyurdu: Ama bizler Resulullah (s.a.a)’ın ve "İbrahim (a.s)'ın Hanefi sünnetine amel etmek için sünnet yerine jilet çekeriz."[31]

 
          180- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Biz Ehl-i Beyt çocuklarımıza kötü isimler bırakmasınlar diye onlara küçükken güzel künyeler bırakırız."[32]

 
          181- Aynı kitapta Sekuni Ebu Abdullah (a.s)’dan rivayet etmiştir: "Sünnete göre olan insanın babasının künyesini alması en iyi olandır." Bazı nüshalarda (oğlunun ismi) olarak gelmiştir.[33]

 
          182- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Biz Ehl-i Beyt çocuklarımız beş yaşına geldikleri zaman namaz kılmalarını emrederiz. Sizler çocuklarınızı yedi yaşına geldiğinde namaz kılmalarını emredin. Biz yedi yaşında güçleri yettiği miktarca yarım gün veya daha fazla veya az oruç tutmalarını emrederiz. Çok acıkıp susadıkları zaman iftar etmelerini emrederiz. Bunu oruç tutmaya alışmaları için yaparız. Sizler çocuklarınızı dokuz yaşına geldiklerinde güçlerinin yettiği miktarca oruç tutmalarını emredin. aşırı şekilde susadıkları zaman oruçlarını açsınlar."[34]

 
          183- Mecmuatu'l-Veram kitabında Resulullah (s.a.a)’dan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a)’in Ehl-i Beyti sıkıntıya düştükleri zaman hazret şöyle buyururlardı: "Kalkıp namaz kılın, rabbim bana bunu yapmamı emretmiştir. Nitekim şöyle buyurmuştur: "Ehl-i Beytinin namaz kılmasını emret, ve buna karşı sabırlı ol, biz senden rızk istemiyoruz. Senin rızkını biz gönderiyoruz, İyi bil ki! Güzel akıbet takvalı olan içindir."[35]

 
          184- Mukanna kitabında Resulullah (s.a.a)’ten rivayet edilmiştir: hazret bir bayan ile evlenmek istediği zaman bir hanımı onun boynunu koklaması için gönderirdi ve şöyle buyururdu: eğer boynunun kokusu temiz, güzel olursa bedeninin ter kokusu da temiz ve güzel olur.[36]

----------------------------------------------------
[1]- el-Hisâl, birden yüze kadar, c.9, H.9; Tuhefu'l-Ukul, s.105; Camiu'l-Ahbâr, s.118; ed-Daaim, c.2, s.189
[2]- c.5, s.320; el-Fakih, c.31; el-Mekarim, c.1, s.69; et-Tehzib, c.7, s.403; Tuhefu'l- Ukul, s.442
[3]- Risale-i Muhkem ve Mutaşabih, c.91; ed-Daaim, c.2, s.191; Camiu'l-Ahbâr, s.118; el-Müstedrek Tefsir-i Razi, Lubbu’l-Libab ve Durru'l-Leali kitaplarından nakleder. el-Caferiyat, c.2, s.530
[4]- el-Kâfî, c.5, s.320, et-Tehzib, c.7, s.403, el-Mekarim, c.1,s.225, el-Caferiyat, s.182
[5]- c.5, s.321; buna yakın manada hadis Ömer b. Yezit ve Hafz b. el-Buhtari tarafından nakledilmiştir.
[6]- el-Fakih, s.411; et-Tehzib, c.7, s.403; el-Mekarim, c.1, s.228; el-Müstedrek, c.2, s.836; el-Mukanna kitabından nakleder
[7]- el-Ayyâşi, c.1, s.371; el-Mehasin, s.351; et-Tehzib, c.7, s.409; el-Burhan, c.1, s.544; Tuhefu'l-Ukul, s.445
[8]- s.431
[9]- el-Hisâl, birden yüze kadar, H.9; Tuhefu'l-Ukul, s.109
[10]- el-Fakih, s.425; Feyzü'l-Kadir, c.3, s.496
[11]- el-Kâfî, c.5, s.536; el-Fakih, s.425; el-Mekarim, c.1, s.273; Mehasin, s. 88
[12]- ed-Daaim, c.2, s.202
[13]- s.431, et-Tehzib, c.7, s.251; el-Müstedrek, c.2, s.588 Ş. Müfid’in Muta risalesinden nakleder.
[14]- el-Mekarim, c.1, s.244
[15]- el-Mehasin, s.351; et-Tehzib, c.7, s.409
[16]- c.2, s.131
[17]- el-Emâli, C2, s.89
[18]- el-Mecme, c.1, s.313
[19]- el-Caferiyat, c.87; el-Müstedrek, c.2, s.545
[20]- Mecmau'l-Beyan, c.3, s.121
[21]- s.22
[22]- el-Kâfî, c.5, s.376; Kurbu'l-Esnad, s.81; Maani'l-Ahbâr, c.2, s.215; Menakib, c.4, s.38; el-Müstedrek, c.2, s.605; Fıkhı'r-Rıza; Medinetu'l-Maaciz; İsbatu'l-Vesiyye; Risaletu'l Mukanna; el-İhtisas.
[23]- el-Mekarim, c.1, s.232; el-Kâfî, c.5, s.326; el-Caferiyat
[24]- Uddeti'd-Dai, s.78
[25]- Uddeti'd-Dai, s.79
[26]- el-Müstedrek, c.2, s.539; Leali-l İmame; Taberî, muhtelif senetler ile, s.25
[27]- el-Hisâl, birden yüze kadar olan bablar, H.10; el-Mekarim, C1, s.263; Tuhefu'l-Ukul, s.124,
[28]- el-Mekarim, c.1, s.261
[29]- c.1, s.263; Kutup Davetinde; el-Müstedrek, c.2, s.431; et-Tehzib, c.7, s.445
[30]- el-Kâfî, c.6, s.35; et-Tehzib, c.7, s.445; Kurbu'l-Esnad, s.58; el-Mekarim, s.264
[31]- c.2, s.433; el-Mekarim, c.1, s.263
[32]- el-Kâfî, c.6, s.20; et-Tehzib, c.7, s.439
[33]- el-Kâfî, c.2, s.162, Hadis.16; el-Caferiyat, s.189, ve Müstedrek Ali b. Babeveyh İmamet ve't-Tebsire, c.2, s.618
[34]- el-Kâfî, c.3, s.409 ve c.4, s.124; el-Fakih, s.75; et-Tehzib, c.2, s.380 ve c.4, s.282; ed-Daaim, c.1, s.196
[35]- Mecmuatu'l-Veram, c.1, s.222; Emâli, s.144-533; Meskenu’l-Fuad ve Lubbu'l-Libab; el-Müstedrek, c.1, s.479 ve c.2, s.3
[36]- s.100, el-Fakih; el-Kâfî; c.2, s.6; et-Tehzib, c.7, s.403; el-Müstedrek, c.2, s.536

  • Sayı(1) AvgRating
    0 0 0 0 0
    İmtiyazınız
    Ad:


    Soyad:


    Yorum:
          Yorum Listesi
Copyright © 2009 The AhlulBayt World Assembly . All right reserved