Yüklemede
  • Tarih: 2012 Jan 14

Kadın Hakkındaki Sapkınlıklara İslâm’ın Cevabı -3-


           

         

 
          5- Hak Teâlâ nezdinde kadının ibadeti de tıpkı erkeğin ibadeti gibi bir değer ifade etmektedir. Hak Teâlâ’nın cenneti, mükâfatı, ecri ve kullarına vereceği sevap sadece erkeklere mahsus değildir. Allah-u Teâlâ’nın inayeti ve rahmeti ister kadın olsun ister erkek bütün kulların nasibidir.

 

 

      Kur’ân-ı Kerim'de şöyle okumaktayız:

 
            “Kadın, erkek, iman etmiş olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.”[1]

 
 
            Ayetten açıkça anlaşıldığı üzere hak terazisinde yegâne ölçü insanın iman ve imanının meyvesi olan salih ameldir. Tertemiz hayatı ve uhrevi mükâfatı elde etmek için başka bir şart söz konusu değildir. Kadın ve erkeğin bunda farkı yoktur. Ne yaş, ne ırk, ne kabile, ne cinsiyet, ne makam, ne de zahiri rütbenin etkinliği söz konusu değildir.

Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

 
            “Cennet ehli kadınların en üstünü Hatice bint-i Huveylid, Fatıma bint-i Muhammed, Meryem bint-i İmrân ve Asiye bint-i Mezahim'dir.”[2]

 
 
            Kadın eğer ibadet, Hakk’a kulluk, iman ve marifet ehli olursa, şüphesiz Allah-u Teâlâ nezdinde de tertemiz bir hayata ve büyük bir mükâfata sahip olacaktır.

 
Eğer fasık erkekler gibi dinsizliğe ve fesada yönelirse, ebedi azap ehli olacaktır.

 
            Nuh ve Lut’un eşleri ilâhi dini kabul etmedikleri ve kendi inkârlarında ısrar gösterdikler için Kur’ân'ın ifadesiyle azap ve cehennemde ebedi kalmaya mahkûm olmuşlardır.

 
 
            “Allah, küfredenlere, Nuh’un karısıyla Lut’un karısını misal gösterir: Onlar, kullarımızdan iki iyi kulun nikâhı altında iken onlara karşı hainlik edip küfürlerini gizlemişlerdi de iki peygamber Allah’tan gelen azabı onlardan savamamışlardı. O iki kadına: “Cehenneme girenlerle beraber siz de girin” dendi.”[3]

 
 
            Kur’ân-ı Kerim'de Meryem suresi, Dehr suresi ve Firavun’un mümin eşiyle ilgili ayetler bütünüyle kadının ibadet meselesinde yüce bir makama sahip olduğunu ve kıyamette de büyük bir ecre, fevkalade bir sevaba sahip olduğunu göstermektedir. İşte bunlar tümüyle tarihte boş konuşan ve kadının ibadetinin Allah-u Teâlâ ve dinler nezdinde hiç bir değerinin olmadığını söyleyenlerin ağzına inen bir yumruk konumundadır.

 
 
            6- Kadın, babasının ve annesinin çocuğu ve kendi çocuklarının annesidir. Hiç kimse onu bu mensubiyetinden azledemez. Bu mensubiyeti ortadan kaldırmak zalimce ve haince bir iştir.

 
            Kur’ân-ı Kerim, kızı da tıpkı erkek gibi anne ve babasının gerçek bir evladı olarak kabul etmektedir. Kadını erkekle aynı konumda tutmuş ve kadın çocuk sahibi olunca da onu çocuklarının annesi saymıştır.

 
            Kur’ân, kız çocuklarını diri diri gömen Araplara karşı bu cinayet karşısında öfkesini ilan etmiş, çocuklarına zulmetmeyi ifade eden bu çirkin işten şiddetle sakındırmıştır:

            “Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin.”[4]

 
            Gördüğünüz gibi bu ayet apaçık bir şekilde kız çocuğunu da insanın bir çocuğu olarak zikretmiştir. Kur’ân-ı Kerim hakeza mirasla ilgili ayette ise şöyle buyurmuştur:

 
            “Allah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder.”[5]

 
            Bu ayette de kız çocuğu evlat olarak ifade edilmiştir. Bu metot da tarihte boş söz söyleyenlere verilen bir cevap mahiyetindedir.

 
            Kur’ân-ı Kerim kadının çocuklarının annesi olduğu hususunda ise şöyle buyurmuştur:

 
            “Anneler çocuklarını, tam iki sene emzirirler.”[6]

 
            Kur’ân-ı Kerim Musa’nın hikâyesinin kıssası hususunda da şöyle buyurmuştur: “ve Musa’nın annesine vahyettik.”[7]

 
            Allah Resulü de Hz. Fatıma (a.s) hakkında da şöyle buyurmuştur: “Fatıma benden bir parçadır.”[8]

Başka bir rivayette ise şöyle buyurmuştur: “Evlatlarımız ciğerlerimizdir.”[9]

 
            7- Kadının evlatları da şüphesiz babasının torunlarıdır. Resulullah’ın Hasan ve Hüseyin’e iki değerli torun olarak şiddetli bir ilgi duyması da kadının doğurduğu çocukların, kadının babasının torunları olmadığını söyleyen tarihteki cahillerin boş sözlerini boşa çıkarmaktadır.

 
 
            İslâm fıkhı, annesinin “seyyide” olduğu kimselerin peygamberle kesin bir soy bağı bulunduğunu ifade etmektedir. Hatta Şia’nın taklit mercisi olan Seyyid Murtaza anne tarafından Resulullah’a bağlı olan kimselere bile humus verilebileceğine dair fetva vermiştir.

 
            8- Kadın da ölünce fani olmamaktadır. Tıpkı erkek gibi beka ve ebedi bir hayata sahiptir. Hakk’a kulluk ettiği takdirde cennette ebedi kalacaktır. İbadetten uzak olduğu durumda ise ebedi olarak azapta kalacaktır. Kur’ân'da kıyametle ilgili binlerce ayet açık bir şekilde bu anlamı ifade etmektedir.

 
            9- Kadın eşya ve meta değildir. Aksine hak kitabın ayetlerinin de açıkça buyurduğu gibi akıl ve irade sahibi bir varlıktır. Yaratılış cevheri ve tabiat mayasında erkekle eşittir. Bütün ilâhi ve insani ayrıcalıklardan ve özelliklerden pay sahibidir.

 
            10- Kadın bir şehvet aracı değildir. Aksine erkeğin ortağı, türün beka sebebi ve hayatın yarısını teşkil eden bir varlıktır. Kadınla evlenmek temiz bir niyetle olduğunda ibadet, doğru ve salim bir tavırla olduğu takdirde ise insan için ahiret azığı ve uhrevi hayatın esenliğine sebep olmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim şöyle buyurmuştur:

 
 
            “Kadınlarınız sizin için bir tarladır, tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah’tan korkun. O’na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin ve (bunu) iman edenlere müjdele.”[10]

 
            Kur’ân, ince ve anlamlı “tarla” ifadesini kullanarak insani toplulukta kadının varlığının zaruretini ortaya koymaktadır. Kadın, şehveti söndürme aracı değildir. Aksine beşer türünün hayatını korumak için temiz bir vesile ve pak bir ortam sağlayıcısıdır.

 
 
            Bu söz kadına bir oyuncak ve şehvet vesilesi olarak bakan ve düşünen kimselere karşılık ciddi bir uyarı sayılmaktadır.”kaddimu li enfusikum” ifadesi de, “Kadınla kaynaşarak ahiretiniz için azık gönderiniz” Anlamında olup cinsel ilişkiden nihai amacın sadece lezzet almak olmadığı gerçeğine işaret etmektedir. Mümin insanlar bu konudan, layık çocuklar yetiştirmek için istifade etmelidirler. Bu mukaddes hizmeti, kendi yarınları için manevi bir azık olarak önceden göndermelidirler. Böylece Kur’ân eş seçiminde bir takım ilkelere riayet etmemizi emretmektedir. Şüphesiz bunun neticesi de salih çocukları terbiye etmek, bu büyük insani ve toplumsal azığı temin etmektir.

 
 
            Sözünü ettiğimiz konu, cinsel ilişkiyi ifade eden ayetin başlangıcında çok önem arz ettiğinden, cinsel içgüdülerden ibaret olan insanın en çekici içgüdüsü ile ilgili olduğundan “Allah’tan korkunuz” cümlesiyle insanı cinsel ilişki hususunda dikkat göstermeye ve Hakk’ın emirlerine teveccüh etmeye davet etmiş, hemen ardından ayetin sonunda da kıyamet gününde Allah-u Teâlâ ile görüşeceklerini ve amellerinin sonuçlarını elde edeceklerini hatırlatmaktadır. Ayetin son bölümünde ise maddi ve manevi hayatlarının lehine olan bu emirler karşısında teslim olan imanlı kimselere müjde vermekte ve şöyle buyurmaktadır: “Müminleri müjdele”[11]

 
            İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen önemli bir rivayette de bu sevgi ocağının azamet ve değeri şöyle ifade edilmiştir:

 
            “Havva yaratıldığı zaman Âdem Hz. Hakk’a şöyle arz etti: “Allah’ım! Kendisine yakın olduğumda ve baktığımda beni yalnızlıktan kurtaran bu güzel yaratılış nedir? O benim için ünsiyet ve ülfet sebebidir.” Allah-u Teâlâ kendisine şöyle hitap etti: “Ey Âdem! Bu benim cariyemdir. Seninle olmasını, arkadaşın olmasını, seninle konuşmasını ve haklı isteklerine tabi olmasını istiyor musun? ” O şöyle arz etti: “Evet.” Bunun üzerine kendisine şöyle hitap edildi: “O halde hayatta olduğun müddetçe senin için karar kıldığım bu yâr sebebiyle bana şükret.”[12]

 
            Evet, salih kadının ve vefalı eşin varlığı Hakk’ın bir nimetidir. İnsanın ömrünün sonuna kadar da bu değerli nimet karşısında hamd etmesi ve şükretmesi gerekiyor.

Altıncı İmam şöyle buyurmuştur: “Hayrın çoğu kadınlardadır.”[13]

 
 
            Evet, gerçekten de çoğu hayrın kaynağının kadın olduğunu söyleyen bu rivayet çok ilginçtir. Evet, kadınla evlenmek dinin yarısını korumaktadır. Kadının haklarına riayet ibadettir. Ona muhabbet Hakk’a itaattir. Ondan salih evlat edinmek ahiret azığıdır. Ona hizmet Hakk’ın rızayetine sebep olmaktır.

 
            Nitekim Allah Resulü de kadınlar hakkında şöyle buyurmaktadır: “Cennet annelerin ayakları altındadır.” İmam Sadık’ın (a.s) buyurduğu hayırların çoğu da işte bunlardır.

 
 
            Ben evlenmek isteyen veya evlenmiş olan aziz gençleri ve mümin erkekleri, kadın hakkındaki bu ilâhi gerçeklere teveccüh etmeye ve kadının haklarını çiğnemekten sakınmaya davet ediyorum. Onlar hayatlarını ne değerli cevherle değerlendirdiklerini bilmelidirler. Evlenmek isteyen veya evlenen genç kızlara ve değerli kadınlara da bütün bu konulara teveccüh ederek kendi değerlerini bilmelerini, kadın olma nimeti sebebiyle merhamet sahibi Allah’a şükretmelerini tavsiye ediyorum. Onlar gerçekten de eşleri için, Kur’ân'ın hidayeti, Allah Resulü’nün ve değerli imamların emirleri esasınca, layık ve uygun bir eş olmalıdırlar.

 
            Kadın olma, kocasına eşlik etme ve anne olma meselesinde, kendi tertemiz duygularından istifade etsinler. İlâhi emirlere hayatlarının bütün boyutlarında riayet etsinler. Böylece salim bir ev ve aileye, layık ve temiz çocuklara ve güvenlikle mutluluk dolu bir hayata sahip olacaktırlar. Bu yolla Hakk’ın hoşnutluğunu ve rızayetini elde edeceklerdir. Amelleri, davranışları, ahlâki ve hareketleriyle, hayata sefa, samimiyet, tatlılık, nur ve güzellik bağışlayacaklardır.
 
İslamda Aile Düzeni
Hüseyin Ensariyam
 
------------------------------------------
[1]- Nahl, 97
[2]- Mevaiz’ul-Adediyye, s. 201
[3]- Tahrim, 10
[4]- En’âm, 151
[5]- Nisa, 11
[6]- Bakara, 233
[7]- Kasas, 7
[8]- Bihar, c. 43, s. 23
[9]- Sefinet’ul-Bihar, c. 8, s. 580
[10]- Bakara, 223
[11]- Tefsir-i Numune, c. 1, s. 97
[12]- Vesail, c. 14, s. 2
[13]- Vesail, c. 14, s. 11
 
 
  • Sayı(0) AvgRating
    0 0 0 0 0
    İmtiyazınız
    Ad:


    Soyad:


    Yorum:
          Yorum Listesi
Copyright © 2009 The AhlulBayt World Assembly . All right reserved